haftanın mücveri- pancar, brüksel lahanası, kırmızı soğan ve sarımsak

ben çocukken annem herhalde haftanın 4-5 gecesi evde kendisine brüksel lahanası yapardı.  çocukluğumda bile çok sebze yemeyi severdim ama doğrusu brüksel lahanasının tadına bile baktığımı pek hatırlamıyorum. tabii büyüdükçe hem yemek tatma hem de tüketme alışkanlıklarımız değişiyor ve artık brüksel lahanasına bayılıyorum (kızlar da umarım benim emin adımlarımın ardından gelirler…şu andan bizim evde de kimse tadına bile bakmak istemiyor çünkü!).  bu mücveri hazırlarken nasıl olacağını hiç tahmin edemiyorduk ama sonunda gerçekten harika oldu! kıp kırmızı bir renk, aynı zamanda demir deposu… bu haftanın mücverini mutlaka bu kış bitmeden tekrar pişiririz.

malzeme:

2 adet rendelenmiş orta boy pancar

8-9 adet ince doğranmış brüksel lahanası

1 adet ince doğranmış kırmızı soğan

1 avuç ufak kesilmiş beyaz peynir

1 su bardağı taze badem unu- biz evde kendimiz yapıyoruz

1 adet çırpılmış organik yumurta

deniz tuzu

karabiber

tarif:

tavada az zeytinyağı ısıtıp kırmızı soğanı ve sarımsağı 3-4 dakika pişirip hafif soğumasını bekleyin

soğanı ve sarımsak da ekleyerek tüm malzemeleri orta boy bir kabın içinde iyice karıştırın

1 yemek kaşığı zeytinyağı tavada ısıtın

mücver malzemesini yemek kaşığı büyüklüğünde toplar şeklinde sıcak tavaya koyun ve kenarları kızarıncaya kadar pişirin, sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin

sıcak olarak ya da isterseniz oda sıcaklığında servis edin

*mücverleri fırında da pişirmeyi tercih edebilirsiniz, bu durumda fırını 200 dereceye ısıtın ve fırın tepsisine yağlı kâğıt serin. Mücverleri 8-10 dakika kadar, dışları kızarmaya başlayana kadar pişirin sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin.

IMG_2570
muhteşem bir öğlen yemeği- karnabahar çorbası, mücver ve biraz da avokado

 

haftanın mücveri- pazı, balkabağı ve nohut

bu haftanın mücveri muhteşem oldu!  uzun zamandır vegan bir mücver yapmayı düşünüyordum, sonunda bu hafta fırsat oldu 🙂  nohut kullandığımız için peynire ihtiyaç olmadı- hatta badem ununa bile ihtiyaç kalmadı! yumurta yerine de keten tohumunda ‘vegan yumurta’ yaptık…çok kolay ve yumurta kadar sağlam bir şekilde malzemeleri birbirine bağlıyor.  bu hafta akşam yemeğinde yeme fırsatım olmadı ama sonraki gün yanına biraz fırınlanmış pancar ve kırımızı soğan koydum ve harika bir öğlen yemeği oldu…lezzetli, doyurucu ve bu aralar benim dikkat etmeye çalıştığım protein tüketimi için de bayağı faydalı.

malzeme:

2 büyük avuç doğranmış pazı

4-5 parça rendelenmiş balkabağı

1.5 su bardağı az haşlanmış nohut

1 yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu

3 yemek kaşığı su

deniz tuzu/karabiber

tarif:

ufak bir kabın içinde keten tohumunu ve suyu iyice karıştırıp kenara bırakın, bu ‘vegan yumurtamız’ olacak

tüm malzemeleri orta boy bir kaba koyun, nohutları hafif ezerek malzemeleri iyice karıştırın

1 yemek kaşığı zeytinyağı tavada ısıtın

mücver malzemesini yemek kaşığı büyüklüğünde toplar şeklinde sıcak tavaya koyun ve kenarları kızarıncaya kadar pişirin, sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin

sıcak olarak ya da isterseniz oda sıcaklığında servis edin

*mücverleri fırında da pişirmeyi tercih edebilirsiniz, bu durumda fırını 200 dereceye ısıtın ve fırın tepsisine yağlı kâğıt serin. mücverleri 8-10 dakika kadar, dışları kızarmaya başlayana kadar pişirin sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin.

 

 

 

 

 

haftanın mücveri- yer elması ve havuç

uzun zamandır yapamayınca bu hafta biraz fazla heyecanlanıp haftanın mücverini iki sefer yapmaya karar verdik!

geçenlerde bee’de harika bir yer elması yapmışlardı, ben de aslında çok severim ama pişirmesini pek bilmem.  oradaki değişik pişirme şeklini görünce (onlar zencefil ile yapmışlardı ve nefis olmuştu!) ben de acaba yer elmasıyla mücver nasıl olur diye düşünmeye başladım.  mevsim sebzesi olduğu için pazarda taze olarak bulmak çok kolay oldu- eve gelince de hemen denedik.  hiç beklemediğim kadar güzel bir mücver oldu! akşam yemeğinde erim’e ve kızlara verince hiçbiri mücverin ana malzemesini tahmin edemeden denediler… kızların favorisi olmasa da erim ve ben çok beğenerek yedik. Yer elması mevsimi bitmeden mutlaka başka bir kombinasyon ile tekrar deneyeceğiz…

malzeme:

6 adet soyulmuş ve rendelenmiş yer elması

2 adet rendelenmiş havuç

½ su bardağı organik badem unu (biz bunu evde kendimiz yapıyoruz- hem taze olduğundan emin oluyorum hem de istediğim şekilde organik çiğ badem içinden yapabiliyorum)

1/2 su bardağı rendelenmiş beyaz peynir

1 adet çırpılmış organik yumurta

deniz tuzu/karabiber

tarif:

tüm malzemeleri orta boy bir kabın içinde iyice karıştırın

1 yemek kaşığı zeytinyağını tavada ısıtın

mücver malzemesini yemek kaşığı büyüklüğünde toplar şeklinde sıcak tavaya koyun ve kenarları kızarıncaya kadar pişirin, sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin

azru ettiğiniz şekilde sıcak veya oda sıcaklığında servis edin- yanına taze yeşilliklerle dolu bir salata çok yakışıyor!

**bee eat play love bu sene emirgan’da açıldı…her gün taze, mevsim sebzelerinde yapılan şahane yemekler pişiriyorlar…yolunuz düşerse uğrayın, bayılacaksınız 🙂

 

 

 

 

tropikal bir kutlama

geçen akşam kayın pederimin doğum gününü kutlamak için ailece bir araya geldik.  kalabalık bir grup oluyor her zaman bu kutlamalar ve bu seferki toplantımıza nasıl biraz fark katabilirim diye önceden düşünmeye başladım…

birkaç hafta evvel, sömestr tatilinde, kızlarla birlikte şahane bir tayland seyahati yapma şansımız oldu.  orada gördüklerimizin, yaşadıklarımızın, ve tabii yediklerimizin tadı damağımızda kaldı.  ilk başta acaba kutlamamızı tay mutfağından yemeklerle mi yapsak diye düşündüm fakat böyle kalabalık bir gruba hiç bilmediğim tay yemekleri yapmaya cesaret edemedim.  ana yemeğimizi için güzel bir deniz levreği yaptık, hem herkesin ağız tadına uygun bir yemek oldu hem de bizim için daha garanti bir seçim oldu.

ama yine tropik havalar aklımda kalmıştı doğrusu! çareyi bu havayı doğum günü pastasına katmakta buldum 🙂 kayın pederim genelde tatlı yemediği için biraz daha farklı bir pasta nasıl yaparız diye düşünürken eskiden nişantaşı’nda olan downtown restoranda hepimizin büyük bir keyifle yediği pavlova aklıma geldi. muhteşem görüntüsü ve hafifliğiyle herkesin çok hoşuna gideceğini düşündüm… aklımdaki tropik havayı da yansıtsın diye dağ meyveleriyle değil de tropik meyvelerle yapmaya karar verdim.

ilk defa yaptığımız için bir gün önceden deneme yapmaya karar verdik.  ilk beze çalışmamız maalesef felaket oldu! neyse ki ikincide tutturabildik…işte tarifi ve birkaç fotoğrafı.  bu tarifi bire bir uyguladık ve nefis oldu, istediğiniz şekilde meyve ekleyebilirsiniz, bence meyvenin hiçbir zaman fazlası olmaz!

beze tarifi:

malzeme:

4 adet organik yumurta beyazı

1.5 su bardağı toz şekeri

1 çay kaşığı vanilya

tarif:

bütün malzemeleri oda sıcaklığına getirin

fırını 115 dereceye ısıtın ve fırın tepsisine yağlı kâğıt serin

malzemeleri tercihen metal olan bir kapta el blenderiyle yumurta beyazlarını, şekerini ve vanilyayı beyazlayıp ufak tepeler oluşmaya başlayana kadar çırpın

oluşan yumuşak hamuru yağlı kâğıdın üzerine spatula ile şekil vererek döküp yerleştirin

fırında 1.5- 2 saat kadar pişirin- biz tam olarak 1.5 saat pişirdik ve süper oldu

bezenin kenarları daha sert, ortası ise biraz yumuşak olmalı- soğurken kendiliğinden sertleşecektir

fırından çıkardıktan sonra soğumasını bekleyin

pavlova haline getirmek için bezenin üzerine 4 yemek kaşığı krema, 7-8 yemek kaşığı az yumuşamış vanilyalı dondurma ve arzu ettiğiniz meyvelerden serpin… tropikal pavlovamız için bir taze mango dilimleri, taze ananas parçaları, taze yaban mersinleri (blueberry), kuru ananas parçaları ve taze nane yaprakları yerleştirdik.  zaten şeker miktarı oldukça yüksek olduğu için ayrıca hiç pudra şekeri serpmedik.

pavlova pastamıza herkes bayıldı. meyveleri ve mumları alegra yerleştirdi… sonra da dedesinin önüne pastayı kendisi getirdi ve mumları üflemesine yardımcı oldu.  tadına bakan herkes (kayın pederim dahil) çok beğendi- bu özel kutlama için keşfetmiş olduğumuz bu tatlı kesin bizim evde fiks haline gelecektir!

IMG_2273

haftanın mücveri-mor havuç ve ıspanak

Haftanın mücverini bayağıdır yapamıyoruz maalesef… kızların sınav dönemi, sömestr tatili, şehre dönüş derken evdeki düzen bayağı bir karıştı ve ancak tam olarak toparlanmaya başladık.  Bu hafta Pazara gidebilmek büyük bir keyifti…ve uzun zamandır bulamadığımız mor havuçlar görünce çok heyecanlandık!  Bu hafta bir yenilik daha deneyip badem unu kullanmadan yaptık.  Mor havuçların kıvamı normal havuca nazaran biraz daha yumuşak olduğu için mücverlerimiz yine de gayet güzel dağılmadan yuvarlak halde kaldı.  Mücverlerin görüntüsü de tadı da şahane oldu, bir sonraki mor havuç bulduğumuz günü heyecanla bekliyorum!

malzeme:

4 adet temizlenmiş ve rendelenmiş mor havuç

1 büyük avuç temizlenmiş ve ince doğranmış ıspanak

1/2 su bardağı rendelenmiş keçi peyniri

1 adet çırpılmış organik yumurta

deniz tuzu/karabiber

tarif:

tüm malzemeleri orta boy bir kabın içinde iyice karıştırın

1 yemek kaşığı zeytinyağını tavada ısıtın

mücver malzemesini yemek kaşığı büyüklüğünde toplar şeklinde sıcak tavaya koyun ve kenarları kızarıncaya kadar pişirin, sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin

azru ettiğiniz şekilde sıcak veya oda sıcaklığında servis edin, biz bu hafta yanında taze çeri domateşler koyduk çok güzeldi 🙂

 

 

bu hafta neler okuyoruz

bu hafta neler okuyoruz…valentsteins

ethan long’un bu tatlı kitabında normalde cadılar bayramının kahramanları olan karakterler sevgililer gününü ve aşkı keşif ediyor! biz dün akşam alegra ile okuduk, harika bir kitap- hem güldürüyor hem de okudukça mutluluk getiriyor. bu sene biraz geç kalmış olsak da hafta sonu oturup kendimiz de birkaç tane valentine yapmaya karar verdik.

kitapta kulübesine yakın oturan kadın frankenstein ile karşılaşınca âşık olan ‘fran’ adlı erkek frankenstein arkadaşlarından gizli sessiz sessiz bir şeyler yapmaya başlayınca herkeste merak uyandırır.  fran’ın pembe kağıtlarla neler yaptığını en çok merak eden vampir arkadaşı bütün korkulu yaratıkları çağırır…zombiler, vampirler, mumyalar hepsi fran’in yanına gelip onu dikkatle izlemeye başlar.

pembe kâğıt…makas…uhu…arkadaşları bu malzemelerden neler çıkabilir diye düşünmeye başlar.  biri uzun dişli maske der, bir başkası yuvarlak bir yarasa der…bir başkası pembe bir popo tahmininde bulununca alegra kahkahalarla gülmeye başladı! sonunda neler olup bitiğini bilen küçük tavşan toplanmış olan gruba bunun aslında bir kalp olduğunu ve fran’in bunu sevgililer günü için hazırladığını açıklar.

IMG_2284

işte o anda anlaşılır ki birçoğu aşkın ne olduğunu bile bilmiyor! tavşan açıklamaya devam ettikçe küçük karakterler şok içinde dinler…sonunda âşık olanların bazen dudak dudağa öpüştüğünü de söyleyince grup neye uğradıklarına şaşırır ve birer birer ömür boyu âşık olmayacaklarına yemin ederler.

IMG_2285

kafası tamamen karışan fran ise sessizce gruptan ayrılıp bahçeye çıkar. Bahçe de yine beğendiği kızı görünce aşkın aslında ne kadar harika olduğunu ve ne kadar büyük mutluluk getirdiğini tekrar hisseder.  hazırlamış olduğu pembe kâğıdı yeni arkadaşına verir ve yan yana oturup gecenin tadını çıkarırlar.  (tabii fran’in arkadaşları bu yaptıklarına hiç ama hiç anlam veremezler!)

IMG_2286

bu tatlı kitabı biz çok büyük bir keyifle okuduk… alegra da ben de bayıldık…benim en çok hoşuma giden tarafı da bazen bizi biraz tuhaf hissetirse de veya arkadaşlarımız tam anlayamasa da aşkın aslında çok normal ve doğal bir his olduğunun vurgulanması oldu.

bu hafta neler okuyoruz…

yılbaşı döneminde ben her ne kadar düzenimizin bozulmamasına dikkat etsemde bu heyecanlı ve hareketli dönemde hem genel düzen hem de davranışlar biraz raydan çıkabiliyor.  yurt dışından gelen aile büyükleri olsun, sık sık görmediğimiz akrabalar olsun kızların üzerinde biraz ekstra ilgi oluyor ve hafif de olsa şımarıklıklar başlıyor.

bu hafta normal düzenimize geri dönmeye çalışırken alegra ile akşam okumalarımız için özellikle nezaket, sevgi, saygı gibi konseptlere değinen kitaplar şeçmeye çalıştım…en çok keyif aldıklarımızı paylaşmak istedim…

A Quest for Good Manners karin lefranc’ın harika kitabında genç ve biraz şımarık bir prenses ve yaramaz ejderhası nezaketi öğrenmek üzere ilginç bir yolculağa çıkarlar.

Madeline Says Merci kitabında john bemelmans marciano ünlü fransız genç kız madeline’in maceralarıyla okurlara hem nezaket kurallarını hem de sevgi ve saygının önemini en güzel şekilde vurguluyor.

yazar laurel snyder’ın yeni kitabı The King of Too Many Things galiba bu sene en çok sevdiklerimizin arasına girecek! Bu harika kitapta çok şımarık bir küçük kral istediği herşeyi bir emir ile elde edebiliyor- bir tek en çok arzuladığı şeye-gerçek arkadaşlığa- bu şekilde ulaşamayınca biraz aklı başına gelmeye başlar. Sonunda eşyaların değil de sevginin ve saygının önemli olduğunu iyice anlayan genç kral davranışlarını değiştirir.

haftanın mücveri- kara lahana, kırmızı soğan ve balkabağı

son bir ay nasıl geçti anlaması çok zor! noel ve yılbaşı kutlamaları bizim evde çok heyecanlı oluyor, eşimin doğum gününden sonra hayat bir hızlanıyor ki günler sanki göz açıp kapayana kadar geçmiş oluyor! butun bu yoğunluğun içerisinde haftanın mücverini yapmaya pek fırsat bulamadık doğrusu…mücver yapmadık değil tabii, evde verdiğimiz davetler ve aile toplantılarının hemen hemen hepsinde önden daha önceki haftanın mücverlerinde yapıp misafirlerimize ikram ettik…en çok yemek seçenler bile tadlarına baktılar, birçoğu da beğendi mücverlerimizi 🙂

sonunda bu hafta tekrar bir düzene dönmeye başladık.  sadece mücver konusunda değil, genel anlamda bu hafta tüm ev ve aile hayatımız da biraz düzene girmeye başladı.  büyük kızların sınavları başladı, alegra ise artık tekrar düzenli ve özenli bir şekilde ödevlerini, okumalarını ve piyano çalışmalarına geri döndü, ben de sonunda doğru durust bir şekilde bilgisayarımın başın oturup hem Mini DM yazılarıma hem de kendi projelerime geri döndüm.  heyecanlı ve çok çok keyifli bir yılbaşı sezon olmasına rağmen biraz sakinliğin ve düzenin de iyi geleceği kesin.

bu haftaki tarif biraz farklı. normalde tüm malzemeleri çiğden kızartıyorduk, bu sefer kullandığımız kara lahana ve kırmızı soğanı önce bir kaç dakika tava çevirdik. normalinde daha kıtır bir hava kattı mücverimize ve ben bayıldım! umarım sizler de beğenirsiniz…

malzeme:

1 büyük avuç yikanmış ve doğranmış kara lahana

1/2  adet uzun ince doğranmış kırmızı soğan

½ su bardağı organik badem unu (biz bunu evde kendimiz yapıyoruz- hem taze olduğundan emin oluyorum hem de istediğim şekilde organik çiğ badem içinden yapabiliyorum)

1/2 su bardağı rendelenmiş keçi peyniri

1 adet çırpılmış organik yumurta

kırmızı pul biber

deniz tuzu/karabiber

tarif:

orta boy bir tavada 1 yemek kaşığı zeytin yağını ısıtın

kırmızı soğanı 4-5 dakika yumuşayana kadar pişirin

kara lahanayı ekleyip 2-3 dakika daha pişirin

kalan malzemeleri orta boy bir kabın içinde iyice karıştırın

az soğuduktan sonra soğan-kara lahana karışımını da ekleyip tekrar karıştırın

1 yemek kaşığı zeytinyağını tavada ısıtın

mücver malzemesini yemek kaşığı büyüklüğünde toplar şeklinde sıcak tavaya koyun ve kenarları kızarıncaya kadar pişirin, sonra da çevirip 2-3 dakika daha pişirin

azru ettiğiniz şekilde sıcak veya oda sıcaklığında servis edin

biz bu hafta mücverin yanında çok güzel bir cacık koyduk. bol salatalıklı, organik tire yoğurdundan yaptık ve üzerine bol bol kırmızı pül biber ve nane serptik…önden bir çorba ile gayet lezzetli ve hafif bir akşam yemeği oldu!

 

 

bahartlı kuruyemişler

her sene noel ve yılbaşı döneminde bizim evde baharatlı kuruyemişler hazırların.  gelenek haline gelmiş olan bu hazırlık sanırım 7-8 sene önce başladı.  her sene noel döneminde yakın arkadaşlarımıza ufak da olsa bir hediye yollamayı çok severim.  daha samimi olduğunu düşündüğüm için de bu hediyelerin ya ev yapımı ya da tanıdığım ve beğendiğim birinin el işinden oluşması önem gösteririm. İşte baharatlı kuruyemişler hikayesi de bu şekilde başladı.

martha stewart’ın gingered nuts tarifinden yola çıkarak hem türkiye’de daha kolay bulunan malzemeleri kullanmaya çalıştım hem de ben acıyı çok sevdiğim için tarifteki acıyı bayağı bir artırdım.  yapması çok kolay, geçen hafta sonu alegra ile birlikte yaptık ve onun “yardımlarına” rağmen her şeyin hazırlanıp fırına koymamız 30 dakikayı geçmedi.  kuruyemişlerin tazeliği ve kalitesi de çok önemli, ben bu sene güven kuruyemiş’ten aldım ve çok memnun kaldım. aşağıdaki tarif bir büyük fırın tepsisi dolusuna uygun, çok gibi gelse de yiyen biliyor büyük bir tepsi dolusu bile hemen bitiyor!

umarım siz de bizim kadar keyifle yapar ve dostlarınızla paylaşırsınız…yaptıktan sonra bana da fotoğraf yollayın çok sevinirim!

malzeme:

1 su bardağı çiğ badem içi

1 su bardağı çiğ fındık içi

1 su bardağı çiğ kaju

1 su bardağı ceviz içi (veya amerikan cevizi pekan)

1.5 su bardağı minik minik doğranmış şekerli kuru zencefil

2 çay kaşığı deniz tuzu

2 çay kaşığı acı kırmızı pul biber

½ su bardağı su

4 yemek kaşığı esmer şeker

tarif:

fırını 180 dereceye ısıtın

büyük bir fırın tepsisine yağlı pişirme kâğıdı serin

kuruyemişleri, zencefili ve baharatları büyük bir kapta karıştırın

küçük bir tencerede suyu ve esmer şekeri karıştırıp tüm şekerler eriyene kadar kısık ateşte pişirin

şeker karışımını kuruyemişlerin üzerine döküp iyice karıştırın

karışımı fırın tepsisine dökün ve iyice yayın

kuruyemişlerin rengi altın rengine dönmeye başlayana kadar, yaklaşık 15-20 dakika, fırında ara ara karıştırarak pişirin

fırından çıkartın ve soğumasını bekleyin- sert bir hale gelecektir

parçalara kırarak cam bir kavanozun içinde 1 haftaya kadar saklayın

haftanın mücveri- butternut squash, taze patates, kuru soğan

bu haftanın mücveri için çok büyük bir şansa çok sevdiğim ve türkiye’de pek bulamadığım butternut squash buldum! eltim son zamanlarda bodrum’da sıksık alış veriş yaptığı http://www.tarladan.com ‘dan ben de alış veriş yapayım diye karar verince sipariş listesinde butternut squash görünce gözlerime inanamamıştım! büyük bir heyecanla sipariş verdim ve bu hafta ilk butternut squash mücverimizi yaptık. kendimiz keyifle tadına baktıktan sonra eşim ve ikizinin doğum günü yemeğinde başlangıç olarak tüm aileye sunduk…yanına batırmalık sos olarak safranlı yoğurt sosu hazırladık. büyükler bayıldılar, küçükler tadına baktılar, vejeteryan olan yeğenimle ben ise arta kalam tüm mücverleri bitirdik!

öğlen veya akşam için harika bir yemek, misafir için süper bir başlangıç…sosun tarifini de aşağıda bulabilirsiniz.

malzeme:

300 gram rendelenmiş butternut squash

4-5 adet rendelenmiş taze patates

½ rendelenmiş kuru soğan

½ su bardağı organik ev yapımı badem unu

1 adet çırpılmış organik yumurta

deniz tuzu/karabiber

tarif:

tüm malzemeleri orta boy bir kabın içinde iyice karıştırın

1 yemek kaşığı zeytinyağını tavada ısıtın

mücver malzemesini yemek kaşığı büyüklüğünde toplar şeklinde sıcak tavaya koyun ve kenarları kızarıncaya kadar pişirin, daha sonra çevirip 2-3 dakika daha pişirin

ılık veya oda sıcaklığında safranlı yoğurt sosuyla servis edin…

safranlı yoğurt sosu:

küçük bir kasede 2 tutam safranı 3 yemek kaşığı sıcak su ile karıştırıp kenara bırakın

başka bir kasede 1 su bardağı süzme yoğurt, 1 limonun suyu, 1/2 diş ezilmiş sarımsak, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1 tutam deniz tuzu karıştırın

safranlı suyu da ekleyip iyice karıştırın, servisten bir kaç saat evel hazırlanırsa çok daha güzel oluyor.